Kaygı Bozuklukları

Kaygı, her an kötü bir şey olabileceğine dair düşüncelerle aniden ortaya çıkan ve genelde kişilerde sıkıntıya neden olan bir durumdur. Anksiyete bozukluğu diye de adlandırılan bu rahatsızlıkta birey “Bu durum tehdit içeriyor mu?” ve “Yapabileceğim bir şey var mı?” sorularına cevap aramaktadır. İlk değerlendirmede tehdit olasılığı abartılır ya da olduğundan fazla algılanmaktadır.

İkinci değerlendirmede ise var olan başa çıkma kaynakları azımsanır ya da farkına varılmaz. Yani ilk değerlendirmede çarpıtılmış bir algıyla düşünen kişi her zaman olumsuz ve tehdit içeren unsurlara yönelmektedir. İkinci değerlendirmede ise bakış açılarını o kadar daraltırlar ki “öğrenilmiş çaresizlik” dediğimiz kabullenilmişlikle zaten yapacakları pek de bir şey olmadıklarını düşünürler.

Kaygı bozukluklarında kişilerin zihinlerinde yarattığı senaryolar vardır. Bu senaryolara inanmışlık dereceleri, dışarıdan bir hiçbir etkiye ihtiyaç duymaksızın uyaranlar karşısında çarpıtılmış yorumlarda bulunmalarına neden olmaktadır. Bu yüzden mutsuzluk ve çaresizlik gibi olumsuz duygularının sebebi, dışarıda olan olaylar değil, bireyin bunları nasıl algıladığıdır. Kaygı tetiklendiğinde de savaş/kaç tepkisi ortaya çıkmaktadır.

Kaygı Bozukluğu olan kişilerin düşüncelerinin içeriği özel alanlarına dair tehditlerle doludur. Kişi başta kendisi olmak üzere, ailesi, sosyal statüsü vb. sahip olduğu şeylere zarar geleceğini düşünür. Kaygı Bozukluğu yaşayan kimseler; insanların onu eleştireceğini, kendisiyle dalga geçeceğini, dışlayacağını düşünebilmektedir.

Kaygı bozukluğunun tedavisinde düşünceler üzerine çalışma yapılmaktadır. Çünkü, kaygı bozukluğunda bilgi işleme neredeyse bütünüyle negatif uyaranları tanımaya yöneliktir. Dikkat kaynaklarının negatife yönelmesi de tehditle ilgili diğer mekanizmaların uyarılmasına neden olur ve bu bir kısır döngü şeklinde devam eder. Kişinin bu kaygısı, uyaranla ilgili eksik bilgilerine dayandığı için de bir psikoeğitim ve daha geniş bir bakış açısı kazandırmak terapide çok önemli bir yere sahiptir.



Bir cevap yazın