OKULA DÖNÜŞ

İçerisinde bulunduğumuz süreçte her birimiz, teker teker yaşayış biçimimizi, alışkanlıklarımızı, sosyal hayatımızı, iş hayatımızı çoğu zamanda kendimizi yeniden düzenlemek, sürece uygun hale getirmeye çalıştık. Henüz hiçbir şey bilmezken evden çıkmamaya, kendimizi ve sevdiklerimizi mütemadiyen korumaya çalıştık. Tüm bu süreçte her birimiz bazı zamanlarda çok yorulduk, halimizin kalmadığını hissettik belki… Belki de o kadar yıprandık ki, kendimizi bile unuttuk, erteledik, öteledik… Fakat şimdi öyle bir zaman dilimine yaklaştık ki tüm anne baba olma sorumluluğumuz üzerimize geldi oturdu… Ebeveyn olmak zor zanaat; çabalamak, emek vermek, koşulsuz kabul etmeyi gerektiriyor. Hepimizin olağan ayarlarını değiştiriyor kimi zaman… Diyoruz ki; “ben böyle biri değildim, ne oldu bana anne (baba) olunca”. Çoğu zaman bilmediğimiz sorularla burun buruna boğuşuyor, maruz bırakılıyor ama yinede sabırlı davranmak durumunda kalabiliyoruz; ebeveyn olmanın hamurunda var çünkü “sabır”; sihirli sözcük neredeyse…

Tüm pandemi şartlarına rağmen, ertelemediğimiz neredeyse tek varlıklar sahip olduğumuz çocuklarımız… Elimizden geldiğince her isteklerini pandemi dinlemeden gerçekleştirmeye çalıştık. Neredeyse tüm eğitim öğretim yılı boyunca tüm eğitim hayatlarını yalnızca çocuklar online olarak değil; ebeveynlerde onlarla beraber bilgisayarın, tabletin başında derse bağlanmaya çalışarak, sınav takvimini kontrol ederek geçirdiler. Pekiala o halde kocaman bir yıl boyu evden geçirdiğimiz bu yıl; sonunda okula yüz yüze döndüğümüzde nasıl olacak nelerle karşılaşacağız?

Ebeveyn olmak zor demiştik en başta; neredeyse on yedi aydır online ders başlamadan hemen önce kalkıp, çocuklarımızı kaldırıp belki de otuz dakika içerisinde onları ekranın önüne hazır halde getirme yükümlülüğü biz ebeveynlerdeydi. Fakat şimdi ders saatinden yine iki saat erken kalkma durumumuza geri dönmek üzereyiz. Bunun yanı sıra pandemi koşulları ebeveynlere normalden daha dikkatli hale getirmeye, bizi kaygısal olarak çocuklarımız hakkında yıpratmaya başlamıştı. Ancak eğitimin evden olması bu durumu bir nebze törpülemiş, nasılsa bir dahaki yıla kadar yeni çözümler bulunabilir belki demeye sevk etmişti.

Yeni bir yıl geldi çattı; kapıyı tıklıyor. Hepimiz biliyoruz ki evde çocuklarımıza okulda maskesini çıkarmamayı, ellerini sürekli yıkamasını söyleyeceğiz aralıksız… Fakat unutmayalım ki; onlarda birer birey ve kendi fikirleri, düşünceleri, istekleri ve hayatta ettiği mücadelelerle öğrendikleri şeyler var. Bu aşamada; ebeveyn olarak duyduğumuz kaygıyı onlara ne kadar yansıtırsak, belki de kaygının ne demek olduğunu bile bilmeyen çocuklarımıza bunu istemeden de olsa aşılamış olabiliriz. Lütfen bu esnada kendimizi kontrol ederek ebeveyn olarak asıl sizler ne hissediyorsunuz öncelikle bunu anlamaya çalışalım. Çocuklar; ebeveynlerini yansıtan birer ayna olduğundan; sizin korku ve endişeleriniz onun üzerinde cereyan edebilir.

Bu durumu çocuklar açısından ele aldığımızda ise; ders çalışmak onlar için oldukça zor bir eylemken, evden çalışmak ve hep ekran başında olmak bu olayı nerdeyse birkaç kat fazlalaştırmış olabilir. Üstüne bir de gidilen tatiller, yapılan seyahatler göz önünde bulundurulursa onlar açısından kat be kat zorlanacakları bir sene onları bekliyor. Bu aşamada çocuklar, iletişim kurmakta zorlanabilir, bazı kendini ifade etme sorunları yaşayabilirler. Bu oldukça olağan bir durumdur. Yaklaşık on yedi aydır yalnızca aileleri ile yüz yüze iletişim kurduklarını düşünürsek; insanlarla bir araya geldiklerinde neyi nasıl hangi ölçüde yapacakları hakkında bocalayabilirler. Burada ebeveyn olarak yapılması gereken şey ise; olabildiği kadar sihirli sözcükten –sabır- yardım almak olabilir. Onun zorlandığı halde, sizin onu anlamadığını düşünmesi isteyeceğimiz son şey bile olmaz aslında. Duygusal olarak anlamaya çalışmak ve yalnızca hissettiklerini paylaştığınızı gösterebilmek onlarla iletişim kurmamızın en önemli yollarından biri haline gelebilir.

Unutmayın ki; sizler ebeveyn olarak zorlandığınızda onlar da en az sizler kadar zorlanıyor. Tüm duygular anlaşılabilir ve hissedilebilir bizler yalnızca çocuklar anlamasın diye saklamaya çalışırız… Süreç boyunca nasıl beraber bir şeylerin üstesinden beraber geldiysek çocuklarımızla; emin olun bunun da üstesinden onların duygularını paylaşmaya ve anlamaya çalışarak başlayabilirsiniz… Çok mutlu bir eğitim öğretim yılı olmasını tüm kalbimle temenni ediyorum.

 

İlkim Seray KILINÇ

Uzman Klinik Psikolog

 



Bir cevap yazın